KİTAP TANITIMLARI

FİLM TANITIMLARI

Consciverit

Consciverit

İktidar, otorite , erk, insanoğlu ve halk , tüm bu kavramları inceleyince, farkında bile olmadan kendi doğrularımıza tabi tutarız, örneğin iktidar ile otoriteyi aynı şey sanarak düşünce biçimi geliştirip, iktidarı ele alınca otorite olacağız sanrısı ile devrim ve iktidar kovalarız.Oysa iktidar üstünde baskı kuran bir otorite olabilmek de mümkündür, Erk ise otoritenin anahtarı sanarız, oysa dayanışma kültürü ve meta ötesi insani tinsel bir takım değerlere inanış, Erk'den daha güçlü bir otorite halini alabilir. Erk ve iktidara ihtiyacımız kalmadığı noktada ise bunları ele geçirecek bir örgüt ihtiyacımız da biter ve birey birey varolabildiğimiz toplum yada sınıflara bölünmüş bir halk değil, komün halini alabiliriz. Toprak hepimize yetecektir, egolarımız olmazsa.

Devamını oku: Consciverit

8 Soruda Anarşizm (Chomsky)

GİRİŞ

Her ne kadar Noam Chomsky son 30 yılda anarşizm hakkında dikkate değer ölçüde yazı yazmış olsa da, insanlar sık sık ondan toplumsal değişim hakkında daha fazla elle tutulur, daha ayrıntılı şeyler istemektedirler. Onun politik analizleri dünyanın bugünkü işleyiş biçimine karşı hakaretler etmekte ve kızgınlık aşılamakta asla geri kalmasa da, pekçok okuyucu Chomsky'nin bunu değiştirmek için ne yapacağı konusunda kararsız kalmaktadır. Onun genel liberter sosyalist değerleri [içeren] açıklamalarından hayal kırıklığına uğrasalar da, belki de onun analitik [konuları ayrıntılarına indirgeyerek] çalışmasını o kadar saygı ile karşılamaktadırlar ki, Chomsky'nin amaçlarını ve stratejilerini de aynı kesinlik ve açıklıkla ortaya koyacağını umarlar. Ya da belki de, pekçoğu bu büyük entelektüel'e, parlak ışıltılı geleceğe ulaşmak için adım, adım takip edebilecekleri bir "ana plan" sağlayacağı gözü ile bakarlar.

 

Devamını oku: 8 Soruda Anarşizm (Chomsky)

Ayna ve Ibn Arabi

İbn Arabî’de Ayna Metaforu (Sembolizm)

İbn Arabî metafiziğinde sembollerin önemli bir yeri vardır. İbn Arabî bu semboller içerisinde en çok ayna sembolünü kullanır. Ayna sembolü bilen ile bilinenin birliğini simgeler. Kendimizde bu durumu açık olarak tecrübe edebiliriz. Bilen özne olan kendimiz ile bilinen nesne olan kendimiz birdir. Yani hem bilen özneyiz hem de bilgimizin nesnesiyiz. Biz bu bilgiyi kendimizde hazır olarak buluruz. Tıpkı kendimizle konuşurken dinleyen ve konuşanın kendimiz olması gibi. İşte ayna ve aynaya bakan aslında birdir. Tanrı kendisini zâtî olarak bilir; ama hâdis varlık aynasında kendisini bilmesi için yaratılışın gerçekleşmesi gerekmektedir. Ayrıca İbn Arabî’ye göre insan yaratılana kadar âlem cilasız bir ayna gibidir. İnsan bu aynanın cilasıdır. Yine İnsan-ı Kâmil ve onun kalbi en kuşatıcı, en parlak ve en düzgün ayna konumundadır. Bütün âlem işte bu aynadan sûretini almaktadır. Diğer insanlar bu aynaya bakarak kendisini görmektedir. Şeyhü’l-Ekber nazarında ister mümkün varlıklar ayna olsun isterse Vahdet-i Vücud ayna konumunda olsun sonuç değişmez. Eğer mümkün varlıklar ayna ise onlarda gözüken ve idrak edilen Tanrı’nın zâtının sûret ve mazharlarıdır. Eğer Vahdet-i Vücud ayna ise mümkün varlıklar kendi aynalarını ancak bu aynada görebilmektedir.

Devamını oku: Ayna ve Ibn Arabi

Teknolojiye Karşı

TEKNOLOJİYE KARŞI

John Zerzan'ın 23 Nisan 1997 tarihli konuşması

 

JOHN ZERZAN

(Nisan 1997)

 

Geldiğiniz için teşekkürler. Bu öğleden sonra sizin Luddit'iniz olacağım [Luddite: 19. yy. İngiltere'sinde Sanayi devrimine karşı çıkan, makinalara zarar vermek yoluyla aktif direniş gösteren işçi gruplarına mensup kişiler]. Sembolik bir Luddite olarak, bu popüler olmayan veya tartışmalı bayrağı taşımak bana düşüyor. Zaman kısıtı nedeniyle vurgu daha ziyade maddelere indirgenmiş bir şekilde derinlikten çok genişliğe yapılacaktır. Ancak bunun biraz genel tespitler niteliğinde olacak konuşmamın ikna ediciliğine zarar vermeyeceğini umut ediyorum.

 

Devamını oku: Teknolojiye Karşı

Sokrates'in Savunması

 

SOKRATESİN SAVUNMASI

Beni suçlayanların üzerinizde nasıl bir etki bıraktıklarını bilemem, Atinalılar; ama öylesine inandırıcı konuştular ki, neredeyse bana kendimi unutturdular; ve gene de söylediklerinin hemen hemen tek bir sözcüğü bile doğru değil.

Devamını oku: Sokrates'in Savunması